Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Tıpkı 1991'de üç aylığına gelen ve 2003'te Irak'ın işgaliyle Türkiye'den
ayrılan Çekiç Güç gibi! Umarım birileri Çekiç Güç'ün faaliyetleri ile Kuzey Irak'taki fiili duruma katkılarını hatırlıyordur! Çünkü unutkanlık müthiş bir insani meziyet olmuş bu aralar. Hiç kimse işine gelmeyen ya da gelse de unutulması gereken önemli olayları
hatırlamıyor. Hatırlamaya ya da başkalarını hatırlatmaya yeltenen meslektaşlarımız ise uygun bir şekilde yola getiriliyor. Çünkü gerçeklerin halk tarafından öğrenilmesi istenmemektedir. Halka gerçekleri anlatması gereken muhalefet Türkiye'nin çok tehlikeli bir dönemeçte olmasına rağmen neredeyse konuşmuyor.
BÜYÜK ÇELİŞKİ
Umarım ki boşuna, Ankara tüm üyeleriyle tarihsel hesaplaşması olan NATO ile nasıl bir oyunun içine çekildiğini fark etmektedir. Çünkü NATO kurulduğu ve Türkiye'nin bu örgüte üye olduğu günden bu yana Ankara dış politikasında hep tehlikeli sorunlar yaşamıştır. Bundan sonra böyle olacaktır. Çünkü bu NATO'nun genetik karakterdir.
Örneğin Suriye için ayaklanan NATO'cu ülkeler bir gün olsun İsrail'e de 'Kardeşim çekilsene şu Filistin topraklarından' demedi, demiyor. Örneğin kendini koruması için NATO Hamas'a da vatansever füzeler verebilir. Nasıl olsa NATO'ya göre Hamas bir terör örgütüdür ve Suriye'deki El-Nasra örgütü de öyledir. İşte büyük çelişki de budur. Çünkü başından beri Suriye'de inanılmaz katliamlar, bombalamalar, intihar eylemleri gerçekleştiren Kaideci El-Nasra militanları şu anda Suriye'de en etkin silahlı grup. Yani ABD'nin terör örgütü dediği El-Nasra Suriye'de tekbir ile demokrasiyi getirecektir. İnsanları aptal yerine koymak birilerinin marifeti olabilir ama esas marifet aptallığın arkasında saklanmaktır.
'EVET' ÇIKMALI
Yani ABD'nin resmi açıklamasıyla terör örgütü ilan edilen El-Nasra militanları Suriye'de inanılmaz katliamlar yapacak sonra 100 ülke Fas'ta toplanarak bu militanlara 'daha fazla silah verelim' diyecek. Diyecek çünkü Suriye muhalefetinin çatı örgütü Ulusal Konsey Koalisyonu ABD'nin El-Nasra ile ilgili kararına kızmış ve 'Bu örgüt militanları cicidir' demiş. Demek ki; 100 ülkenin Suriye muhalefetine vereceği silah, bundan sonra El-Nasra ve benzeri radikal İslamcı Kaide'ci militanlara verilecektir. Çünkü Suriye'de şu anda Esad yönetimine karşı en etkin bir şekilde savaşan güç bunlardır. Çünkü bunlar dünyanın dört bir yanından gelerek Kaide'de aldıkları eğitim ve beceriyi Suriye'de kullanmaktadırlar. Durum böyle olunca ABD'nin 'El-Nasra terör örgütüdür' demesinin hiçbir anlamı yoktur ve olmayacaktır. ABD ve müttefikleri El-Nasra benzeri örgüt ve gruplarla işbirliğini sürdürecektir. Bölgesel plan bunu gerektirmektedir.
Aynı plana göre bugün Mısır'da yapılacak anayasa referandumunda 'evet' çıkmalı ve çıkacaktır. Çünkü Mısır'a da 'Vatansever bir demokrasi' yerleştirilmelidir!
Hüsnü Mahalli